fadıl öztürk

“insan yüzü ki, en eski alfabedir”

ana sayfa
  • bu site
  • galeri
  • hakkımda
  • iletişim
  • kitapları
  • 22 Ağustos 2009

    herkes içinde

    elbet bir giysi giyilebilir ayna karşısında
    ama ten bedenden çıkarılamaz
    dünyadan dağlar çıkarılınca
    elde kaç gün ve kaç gece kalır
    kaç göğüs ucu irkilir uykusunda
    sabah olmadan kim ışığı giydirebilir
    yanında upuzun yatana sevmek olmasa

    dokunduğumuzda
    birbirimizin hayat kumaşına
    damarlarımızda kan uğuldar
    kırardı kadranını buharlı makineler
    okulu ekerek bir yamaca çam diker gibi
    kılcal damarlarımızda koşardı
    allı aklı yuvarlar

    bütün gemiler denize indirilmiş
    yer yatak, gök yorgan,
    ay ışık işçisi olurdu ikimizin aramızda
    birimiz doğunca diğerinin üstüne
    diğerimiz batırırdı kendini onun denizine
    el dokuması ipek kumaşlar gibi
    avuçlarlarımızda kayıp giden dil doğardı
    ikimizin  arasında
    ama,
    kalkıp giyindiğinde, dünyayı giyiniyordu sanki
    sanki kapıdan değil, benden de çıkıp gidiyordu

    herkesin içinde herkes olurdu
    bir benim yanımdayken herkes olmazdı.

    861 okuma