fadıl öztürk

“insan yüzü ki, en eski alfabedir”

ana sayfa
  • bu site
  • galeri
  • hakkımda
  • iletişim
  • kitapları
  • 28 Kasım 2008

    göz altına al beni

     

    ah..
    varlığın yetmiyor işte
    sola  dönsem yağmur sonrası
    sağa dönsen her yar bayrak yarası
    olmuyor, ikisinde de yok  ter kokusu…
    ah…
    açıp kapanan bir mevsim günü,
    eskiyen bir ayakkabının anlatılmamş öyküsü,
    kimsenin bakmadığı sürece aynasız yaşanmış gibi
    bir de yanımda olsaydın, sıradan ve sade
    sana göre giyinip sokağa çıkmalıydım
    sana göre ışıkları açık evime dönmeliydim..
    oysa hep gidiyor, hiç dönmüyorum
    kendime bile uzak düştüm
    dumanında saklanan sigara gibi
    beni bırakıp burada
    külümü çoğaltman olmuyor…
    boş ver bunları
    ne desem de kalbimi göstermiyor
    candan değil, camdan yapılmış aynalar

    yıllar, aylar ve günler
    sen hariç, her şey yerli yerinde
    pazartesi çağırınca
    iki etmeden çıkıp geliyor salı
    çarşamba yağmur kar demiyor
    perşembenin kıştan kaçtığını
    gören olmamış bu güne kadar
    cuma dağ taş dinlemez
    gelir kapısına cumartesinin
    pazar suda erimez
    ısıda buharlaşmaz
    ne toz olur, ne de duman
    kurdurtur kahvaltı sofrasını
    masanın bir ucuna beni
    diğerine yokluğun oturtur

    aynı devlet gibisin çocuğum
    sana karşı durmadıkça aramıyorsun
    yeter artık!..
    aşağıdan yukarıya
    uzaklığını yıkmaktan
    yukarıdan aşağıya
    yakınlığını kurmaktan
    şüpheli gör ve ara beni
    ablukaya alarak oturduğum semti
    sabaha karşı kırarak uykumun kapısını
    rüyandan çıkarıp alarak
    göz altına al beni
     

    1519 okuma