Vermiş yüzünü dağlara

Esmer Dergisi’nin ‘Dersim Dosyası için yazdığım hayat…..
Vermiş yüzünü dağlara
Kahramanı yaşayan bir efsanenin içine düştüm.
Ovacık’ta gece ateşinin etrafında çember olmuştuk. Bir yerel sanatçı Dımıli dilinde bir ağıt yakıyordu. Ben Kurmanc’ dım ve o dili bilmememe rağmen, ağıt kalbimin içinden geçiyordu. Ağıdın Türkçesini sevgili dostum Hüseyin Ayrılmaz’dan orada dinledim. Ağıt, Hüseyin Doğanay’ın Lılo üstüne yaktığı bir ağıttı. Konuyu öğrendikçe kahramanı yaşayan bir efsanenin içine düştüm.
O ateşin etrafında, Mehmet Çetin içine bakıyordu. Vecdi Erbay masa köşelerinde suskun, Nesimi Aday ”Agır ketye dılé mın” şarkısına asıldı bir zaman. Rojin Payız’ı hayata hazırlıyordu Veysel’ le beraber. Ve Fatma Dersim’ i ilk görüşte sevdi. Hüseyin, zaten aklı ve vicdanıyla o topraklardan hiç Ayrılmaz’dı.
Gelelim kalbinin içinden geçene
İpi bir deliye versen boynuna geçirir, terziye versen kumaşa dikiş atar, gömleğe ilik açar, düğme diker; bir duvar ustasına versen ipi, duvara çeker, çekül indirir; bir cuntacı generale versen ipi ilmik yapar, genç çocukların boynuna geçirip meydanlarda sallandırır. Ülkemin şakakları kırlaşır… Peki, bir hayat, bir insana verilince, o hayatla neler yapar o insan? Buradan başlamalıyım Lılo’yu bir ağıt yapan hayata.
Dersimli Yidare Ağa’ya bir hayat verilince: Yidare Ağa, Dersim’in Şıxhesenan kolundan Qocu (Koç) aşiret lideridir. Osmanlı paşalarından Neşet Paşa’nın, 1907′de Dersim’e karşı başlattığı sefere karşı aşiretiyle birlikte direnişe geçer. Günlerin karla kefenli olduğu zamandır mevsim. Kendisiyle birlikte dağlara çıkan aşiretinin, soğuk ve açlıktan ölmelerini önlemek için teslim olur. Diyarbakır’a yollanıp, mahpushanesine atılır. Mahpushaneden kaçarak Dersime geri gelir. Yidare Ağa, Lılo’nun dedesidir.
Yidare Ağa, oğlu Cemşi Ağa’ya bir hayat verince: Cemşi Ağa,1938 hareketinde Çemişkezek bölgesinde direniş cephesine katılır. Karda bile izini kaybettirmeyi başaran Cemşi Ağa, dağda donma tehlikesi geçirir. Yakalandığında ayak parmakları çürümüştür, bacağı diz kapağı üzerinde kesilir. Cemşi Ağa, Lılo’nun babasıdır.
Cemşi Ağa da oğlu Lılo’ya bir hayat verir. ‘38 den sonra Dersim’in kendi iç yasaları değil, devletin yasaları geçerli olduktan sonra Dersim’ linin deyimiyle ‘kanun devri’ başlamıştır. Devlet bükemediği eli öpeceğine , ‘ gelin bizimle insan avlayın ‘ diye dayatır. Lılo da, Çemişgezek’in Quzum Deresi’ de bu dayatmada koruculuğu kabul etmezler. Başlar muharebe, ve devlet köyleri boşaltılır. Ama Komerliler korucu olup, sırtını devlete vererek zülüm ekip, zulüm biçerler. Ama, Dersim’ de direniş bakidir.
Cemşi Ağa’nın oğlu Lılo, köyünü özler ve bir gün bağına bahçesine bakmaya giderken Komerli koruculara yakalanır. Lılo’nun ne boyunu, ne de posunu bilirim, üstüne yakılan ağıdın dışında. Bilirim ki toprağı, ağacı seven insanla, devleti seven insan aynı değildir. Biri hayat verir, diğeri hayat alır. Komerli korucular yakalamışlar Lılo’yu. Derler ki, bedeni paramparça edilmiş. Lime lime doğranmış ve ölüm gelip bir anda ruhunu almamış Lılo’nun. Böyle bir ölüm karşısında Yidare Ağa ve Cemşi Ağa’nın kemikleri sızlamış mezarlarında Doğduğu köye gömmüşler onu. Lılo gömülürken akrabaları onun mezarı başında ‘ kanın yerde kalmayacak ‘ diye yemin etmişler. Adı belki de Hatice olan, on beş, on altı yaşlarında bir kız çocuğu da varmış o mezarın başında. O da yanmış Lılo amcasının böyle öldürülmesine.
Gel zaman git zaman sonra Hatice yüzünü dağlara çevirerek gidip gözden kaybolmuş. Üç dört ay Dersim dağlarında, dağları kendilerine ev yapanlarla yaşamış. İhtiyacı olan eğitimi gördükten sonra ‘birkaç günlük işim var gidip döneceğim’ demiş. Kabul etmemiş arkadaşları ama o bir yolunu bulup dağlardan geri dönmüş. Geceleri durmadan yol yürümüş, yağmur ve kar yemiş, perişan bir halde bir köy evine sığınmış ve köylüler onu bir zaman devletten saklayarak bakıp, beslemişler.
Amcasının öldürülmesine yanan kız, bu zaman zarfında araştırma yapıp, amcasının katilinin kim olduğunu öğrenmiş. Anlamış ki Komerli korucu başıdır katili . Ve o günden sonra başlamış takibe, yolunu gözleyip, izini sürmüş Komerli korucu başının. Bir keresinde Pertek feribotunda yakalamış onu, ama ‘ insanlarımıza benden dolayı zarar gelmesin ‘ diyerek orada vurmaktan vazgeçmiş. Elazığ’ın Şıra Meydanı’nda yakalamış korucu başını ve yüksek sesle adını bağırmış. Sese dönen korucu başı , orada serilmiş yere. Kursun yerle gök arasında yankılanmış… Esnaflar onu yakalamak istemişler, ama o bütün kurşunlarını harcamamıştır. ‘ Kimse karışmasın! Bu bir kan davasıdır ‘ diye bağırmış, ama sesi değil, kalan kurşunları onu korumuş. Şehirler tuzaktır, vermiş yüzünü dağlara. Orada yakalanır on beş, on altı yaşlarında, amcasının mezar başında edilmiş yemini yerine getiren kız. ‘ O günden sonra, Dersim yöresinde korcuların zulmü geriledi. Cezasını yatıp, çıktı. Elini kolunu sallayarak Çemişkezek’te ‘ gezdi de’ dediler.
Adı belki de Hatice olan o kız, Yidare Ağa gibi mahpushaneden kaçmadı, Cemşi Ağa gibi ayakları da karda donmadı. Belki Lılo amcası öldürülmeseydi yaşayıp yaşlanacaktı bir Dersimli kadın gibi. Öyle bir hayatı aldılar onun elinden. O şimdi nerededir, kalbini kime verdi bilmiyorum. Belki de evlenip bir çocuğa hayat vermiştir. Hatice ne yaparsa yapsın, o dağların fısıltısı bir efsanedir artık.
……………….
Şüwara Lıli
La lao Derê Quzımi bıveso
Ax mı va Lılê mı qal u dewrani
Xıdır Ağa vano:
“Lılo ax be serê mıro bo
La lao tı çıto kuta tuzağa mewrano
Way lemınê wayi, way lemınê wayi”
Xate vana:
Lılo to caro merex meke
Ezo meydanê Xarpeti de roce san keri
Xate vana Lılo mı Heqi de sondi werdo
Ez ona cencina xo raa todi, way lemınê wayi.”
Ax de vabo vabo, çerxê dina gêwre vabo
Heqo to naê qebulnêkêrê
Komerız bêro xısmê Cêmşi Ağay bo
Way lemınê wayi
La lao Derê Quzımi bıveso
Lılê mı kemerê herdi
Êtı vana:
“Der u ciran yaxê mı raverdê
Serra des u dı asmu ez berjinê Lıli de bıberbi
Way lemınê wayi”
Bes Xatune vana:
“Erê bıberbê ma bıberbime
Ererê qırrbanê ke ma kerdê
Heqi de nêverdê, caê de nêvêrdê
La lao Derê Quzımi bıveso
Lılê mı sona kare
İsmail Ağa vano ax be serê mıro bo
Lılo aşire to kerdi bi hurendia Yidari
Way lemınê wayi
İsmail Ağa vano:
“Lılo çımê mı torê veciyê
Aşire to kerdi bi hurendia Yidari
Way lemınê wayi
Na dina gewre de kes coru nêno hurendia bırayi
Ax de vabo vabo, çerxê dina gewre ke vabo
Heqo to naê qebulnêkêrê
Komerız bêro xısmê Cêmşi Ağay bo
…………
Lıl’a Ağıt
Yanası Quzum Deresi
Ah Lılo, kanun devri
Xıdır Ağa diyor:
“Lılo toprak başıma
Yau sen nasıl düşersin mevran tuzağına
Vay lemın vay, vay lemın vay”
Xate diyor:
Lılo sen merak etme
Günü akşam edecem Elazığ meydanında
Xate diyor:
“Gençliğimi vereceğim uğruna
Lılo Ben yemin ettim.”
And olsun, fani dünyanın çarkı ah olsun
Tanrım, olacak şey midir
Komerli gelip Cêmşi Ağa’ya muhatap olsun
Vay lemın vay
Yanası Quzum Deresi
Lılo’m taşlı toprağım
Êtı diyor:
“Yakamı salın komşular
Yılın on iki ayı ben Lılo’nun başucunda ağlayayım
vay lemın vay”
Bes Xatun diyor:
“Ağla da biz ağlayalım
Adadığımız kurbanlar
Ne tanrı katında ne bir yerde kabul olmamış, neyleyeyim
Yanası Quzum Deresi
Lılo’m geçit geçer
İsmail Ağa diyor:
“Lılo iki gözüm önüme aksın
aşiret seni Yidare’nin yerine koymuştu
Bu fani dünyada kardeşin yeri doldurulamaz
And olsun, fani dünyanın çarkı ah olsun
Olacak şey değil
Komerli gelip Cemşi Ağa’ya rakip olsun
468 okuma
