fadıl öztürk

“insan yüzü ki, en eski alfabedir”

ana sayfa
  • bu site
  • galeri
  • hakkımda
  • iletişim
  • kitapları
  • 15 Mart 2007

    dindi

    o gün
    yüzünde parçalandı
    dağıldı boşlukta
    lime lime doğrandı
    rüzgarınla savruldu
    sigara külü gibi
    avuçlarıma döküldü
    gözbebeklerimde dindi özlemin

    347 okuma

    künye

     

    fadıl öztürk
    suyu uyandırın sesim olsun

    enver gökçe 3. ödülü

    belge yayınları :75
    yeni sesler :16
    Geçtiğimiz dönemin deneyimlerini ve gerçeklerini, bizzat yaşayanlar tarafından aktaran yapıtlara
    ”yeni sesler” dizimizde yer vermeye devam ediyoruz.
    Dizinin 16. kitabı olarak sunduğumuz ‘’suyu uyandırın sesim olsun ” da fadıl ÖZTÜRK, ”mehtabı değil,şafağı bekleyenlerin ağrısını” çekip, şiini yazmış;eskimiyen sevdası,bitmeyen inancı ve kesilmeyen soluğuyla…

    BELGE YAYINLARI : 75
    BİRİNCİ BASKI :1998

    DESENLER: FADIL ÖZTÜRK

    SUYU UYANDIRIN SESİM OLSUN / ŞİİR
    dizgi : bilgi dizgi
    baskı Gülen ofset kapak hazırlık :PANO grafik
    kapak baskı :orhan ofset

    BELGE ULUSLARARASI YAYINCILIK :Divan yolu cad.
    Binbirdirek işhanı , sultanahmet İSTANBUL

     

    248 okuma

    l. bölüm

     





     

    mahmut’a (karadöş’e)

    tüm kayıp ve ölü arkadaşların anısına

     

     

    1 .

    gelincikler susardı

    hep lale kuşandılar menekşe tükettiler

     

    445 okuma

    hasretim

    gel göğsümde gözlenen siper ol
    mevzisidir tüm hükümlü aşkların
    bir sözde eyleşmenin ihlali ol

    solduğuna bakma
    kar örtüsüdür yüzümdeki perde
    yüreğe sürdüm nefretin morunu
    bir bakışın alıp götürdüğü
    kardeşliğin kavgasında tetik olmak için
    gel yüzünü yüzümle yıka sesimle havalan
    al gözüm senin olsun
    gör nasıl da birikti onca ırmak
    papatyalar açmadı kanı gülden saydık
    sar beni
    inkarlarda yitimlerde eksildim
    ölümüne dostuklara hasretim

     

    225 okuma

    koynum

    koynum orman her bir ağacıyla
    rüzgar eser yaprak hışırdar
    kuşlar uçuşur dallarımda
    eşkiya inidir sinem
    kanlı yuvasıdır
    baskınlar olur en puştundan
    yara alırım
    barut kokar dallarım
    koynum zulasıdır mertliğin
    mapusluk voltasıdır her akşam
    baskınlar hikayesidir
    ilmiğin türküsünü söyler
    yarası açılır her sabah
    her görüş yeniden sararım

    356 okuma

    Sonraki Sayfa »